Bu rehber kimler için?
Bu rehber genel bilgilendirme içindir; somut olay, işlem ve tebligat tarihleri ile güncel düzenleme birlikte değerlendirilmelidir. Kaynak araştırması yazarın sağladığı kayıtlara dayanır; sonuç veya kesin süre garantisi değildir.
Kaynak ve inceleme kaydına git ↓Kısa cevap
Şirketiniz vadesi gelen borçlarını ödeyemiyorsa veya yakın zamanda ödeyemeyeceği anlaşılıyorsa konkordatoya başvurabilirsiniz. Bütün malvarlığınızın tükenmesini, çeklerin karşılıksız çıkmasını ya da alacaklıların hacze gelmesini beklemeniz gerekmez. Ancak mahkemeden süre istemek için ödeme güçlüğünü anlatmak yetmez: Bu sürenin sonunda borçları hangi parayla, ne kadar ve ne zaman ödeyebileceğinizi de göstermeniz gerekir.
Konkordato, iş yapmaya devam ederek borçlarını yeni bir takvimle ödemesi mümkün olan şirket için bir çıkış yolu olabilir. Başvurunun şirkete yeni müşteri, kredi veya sermaye sağlaması ise kendiliğinden gerçekleşmez. Bu yüzden başvurudan önce cevaplanması gereken soru, yalnızca “Şu ayı nasıl geçireceğiz?” değil, “Ödemeler ertelenirse şirket yeniden kendi giderlerini karşılayabilecek mi?” sorusudur.
Şirketin borca batık olması şart mı?
Hayır. Başvuru için borca batıklık şart değildir. Borca batıklık, basitçe, şirketin varlıklarının borçlarını karşılamaya yetmemesidir. Ödeme güçlüğü ise şirketin malı ve alacağı bulunsa bile vadesi gelen borcu zamanında ödeyememesidir. İkisi aynı anda bulunabilir; ancak birbirinin zorunlu sonucu değildir.
Şirketin değerli bir arsası, makineleri veya müşterilerinden alacakları olabilir. Buna rağmen banka taksidi bu hafta, müşteri ödemesi üç ay sonra gelecekse para sıkışıklığı yaşanabilir. Mahkeme açısından yalnızca bilançonun toplamı değil, ödeme gücünün ne zaman ve nasıl oluşacağı önemlidir.
Tersi de mümkündür: Bugün kasada para bulunması, şirketin toplam borçlarının malvarlığını aştığı gerçeğini değiştirmez. Borca batıklık şüphesi varsa yöneticinin Türk Ticaret Kanunu'ndan kaynaklanan mali durumu inceleme ve gerekli şartlarda mahkemeye bildirme yükümlülükleri ayrıca vardır. Konkordato düşünülüyor olması, bu yükümlülüklerin süresiz ertelenmesini sağlamaz. Başvuru şartı İİK 285'te, sermaye şirketlerinin borca batıklık hâlindeki yükümlülükleri TTK 376'da düzenlenir.
Henüz hiçbir borcum gecikmedi; yine de başvurabilir miyim?
Evet. Kanun, vadesi gelmiş borcunu ödeyemeyen kişinin yanında, vadesinde ödeyememe tehlikesi altında olan borçluya da başvuru hakkı tanır. Örneğin önemli bir müşterinin ödemeleri durdurması veya işletmenin kullandığı kısa vadeli kredinin yenilenmeyeceğinin anlaşılması, önümüzdeki aylarda ödeme açığı yaratabilir.
Bununla birlikte genel bir ekonomik kaygı veya kârın azalması tek başına açıklama değildir. Hangi borcun ne zaman ödenemeyeceği ve bunun şirketin mevcut kaynaklarıyla neden karşılanamadığı ortaya konulmalıdır. “Piyasa kötü” demek yerine, vadesi gelecek borçlarla gerçekten tahsil edilebilecek paranın karşılaştırılması gerekir.
Varsayımsal örnek: Bir ambalaj üreticisinin gelecek iki ayda 12 milyon TL ödemesi, aynı dönemde 4 milyon TL tahsilatı var. Şirket zarar etmiyor; fakat ana müşterisinden beklediği 10 milyon TL'nin dört ay sonra ödeneceği anlaşılmış. Aradaki açığı karşılayacak kesinleşmiş bir finansman da yok. Şirketin henüz gecikmiş borcu bulunmaması, konkordato ihtimalini dışlamaz. Önemli olan, ödeme sıkışıklığının gerçek olması ve yeni vadeler verilirse faaliyetin borçları karşılayabilmesidir. Müşterinin ödemesi de ciddi biçimde şüpheliyse, proje bu parayı kesin gelecekmiş gibi kabul edemez.
Erken başvuru ihtimalini düşünmek, her ödeme açığında mahkemeye gitmek gerektiği anlamına gelmez. Açık tek bir alacaklıyla anlaşarak, mevcut bir varlığı makul koşullarda satarak veya kesinleşmiş bir sermaye katkısıyla kapanabiliyorsa, bu çözümün kapsamı ve maliyeti konkordatoyla karşılaştırılmalıdır.
Küçük bir limited şirket de konkordato isteyebilir mi?
Evet. Konkordato yalnızca büyük şirketlere ayrılmış değildir. Limited ve anonim şirketler, gerçek kişi tacirler ve kanunun şartlarını taşıyan diğer borçlular başvurabilir. Başvuruyu mümkün kılan belirli bir çalışan sayısı veya asgari borç tutarı yoktur.
Ancak şirketin küçük olması, başvurunun mali ve hukuki gereklerini ortadan kaldırmaz. Şirket için ödeme projesi, mali belgeler, alacaklı listesi ve gerekli denetim raporu hazırlanır; mahkeme giderleri de karşılanır. Az sayıda alacaklıya düşük tutarda borcu olan işletmede bu maliyet, doğrudan anlaşma seçeneğine göre ağır kalabilir.
Şahıs işletmesi ile limited şirket arasındaki fark da önemlidir. Şahıs işletmesinde borçlu gerçek kişidir. Limited şirkette ise şirket ile ortağı ayrı kişilerdir. Şirket için yapılan başvuru, ortağın kendi kredi borcunu veya verdiği kişisel kefaleti kendiliğinden kapsamaz. Birden fazla şirketiniz varsa, aynı grupta olmaları da hepsinin tek kararla korunacağı anlamına gelmez.
Konkordatoya başvurunca borçların bir kısmı silinir mi?
Başvuru anında hiçbir borç kendiliğinden silinmez. Borçlu, alacaklılara bir teklif sunar: Borcun tamamının daha uzun vadede ödenmesi, belirli bir kısmından indirim yapılması veya ikisinin birlikte uygulanması önerilebilir. Bu teklifi içeren belgeye konkordato projesi denir.
Teklifin alacaklılara dayatılabilir hâle gelmesi için kanundaki çoğunluğun sağlanması ve mahkemenin projeyi onaylaması gerekir. Mahkemenin onayına tasdik denir. Şirket yöneticisinin “Biz borcun yüzde 60'ını ödeyeceğiz” açıklaması, tek başına kalan kısmı ortadan kaldırmaz.
Her borç da aynı plana girmez. Vergi ve sosyal güvenlik primi gibi kamu alacakları, rehinle karşılanan alacak bölümü ve kanunun birinci sırada koruduğu imtiyazlı alacaklar bakımından özel hükümler vardır. Başvurunun, bütün borçları aynı oranda azaltacağı varsayımı yanlış bir ödeme planı doğurabilir.
Özellikle kamu borcu yüksek bir işletmede, diğer borçlar uzatılsa bile kamu borcunun nasıl karşılanacağı açıklanmalıdır. Mühlet sırasında kamu takiplerinin de kural olarak durması, kamu alacağının konkordato indirimiyle ortadan kalkacağı anlamına gelmez.
Başvuru yaptığım gün hacizler durur mu?
Yalnızca dilekçenin verilmesi takipleri kendiliğinden durdurmaz. Genel takip koruması, mahkemenin geçici mühlet kararıyla başlar. Mühlet, kanunun borçluya tanıdığı koruma süresidir. Mahkeme, başvuruya eklenmesi gereken belgelerin eksiksiz bulunduğunu tespit ettiğinde geçici mühlet kararı verir ve şirketin durumunu inceleyecek komiseri görevlendirir.
Geçici mühlet verilince şirkete karşı sıradan ticari alacaklar için yeni takip başlatılması ve mevcut takiplerin sürdürülmesi kural olarak engellenir. Fakat rehinli takipler, kanunen korunan bazı işçi alacakları ve komiser izniyle doğan yeni borçlar yönünden farklı kurallar vardır. Konkordato, bütün ödemeleri durdurma yetkisi vermez.
Başvurunun hazırlanması sırasında gerçekleşecek bir haczin, henüz verilmemiş bir mühlet kararına dayanılarak önlenebileceği de varsayılamaz. Bu nedenle yaklaşan haciz veya satış tarihiyle başvuru dosyasının gerçekten ne zaman tamamlanabileceği birlikte ele alınmalıdır. Eksik bir dosyayı erken vermek, eksiksiz başvurunun yerine geçen güvenli bir çözüm değildir. Geçici mühletin verilmesi ve etkileri İİK 287–288'de düzenlenmiştir.
Şirketin yaşamaya devam edebileceğini nasıl göstereceğim?
Mahkemenin görmek istediği, yalnızca geçmiş borçların toplamı değildir. Şirketin ödemeleri ertelenirse neyin değişeceği anlaşılmalıdır. Siparişler devam edecek mi? Satış yapıldığında elde kalan para üretim giderini karşılayacak mı? Ortak katkısı gerçekten sağlanabilecek mi? Borç ödemesinde kullanılacağı söylenen taşınmazın üzerinde ipotek var mı?
Bu soruların cevabı, projenin vaat ettiği paranın gerçekten borç ödemesine kalıp kalmayacağını belirler. Brüt satış tutarı, kullanılabilir para değildir. Satış için önce hammadde, enerji, kira ve ücret ödenecekse bunlar düşülmeden hazırlanan teklif, şirketi birkaç ay sonra yeniden sıkıştırır.
Varsayımsal örnek: Bir mobilya şirketi her ay 3 milyon TL satış yapıyor, fakat aynı satışları gerçekleştirmek için 3,4 milyon TL harcıyor. Yönetim, eski borçların iki yıl ertelenmesini istiyor. Giderleri veya satışın kazancını değiştirecek somut bir adım yoksa, süre verilmesi tek başına sorunu çözmez; yeni borç birikir. Buna karşılık zarar ettiren bir üretim hattının hukuka uygun biçimde kapatılması, kesinleşmiş sermaye katkısı ve kârlı siparişler toplam açığı kapatabiliyorsa, projenin dayanacağı somut değişiklikler ortaya çıkar. Bu adımların maliyeti de hesaba katılmalıdır; örneğin üretim hattının kapanışı ücretsiz gerçekleşmeyebilir.
Bağımsız denetim raporu da bu teklifin gerçekleşebilirliğini incelemek için istenir. Raporun varlığı ödeme garantisi değildir; şirketin ileri sürdüğü veriler ve geleceğe ilişkin varsayımlar denetlenir. Hazırlık sırasında çıkan olumsuz bir bulgu, gerçeği saklamak yerine teklifin değiştirilmesini veya başka çözüm aranmasını gerektirebilir.
Banka veya tedarikçilerden biri karşı çıkarsa başvuru biter mi?
Bir alacaklının itirazı, başvuruyu tek başına sona erdirmez. Alacaklılar mühlet verilmesini gerektiren şartların bulunmadığını ileri sürebilir; mahkeme itirazları ve komiserin incelemesini değerlendirir. Daha sonra projeye ilişkin oylamada hem alacaklı sayısı hem alacak tutarı önem taşır.
Bununla birlikte “Çoğunluğu bir şekilde sağlarız” düşüncesi de yeterli değildir. Mahkeme, proje kabul edilse bile ödeme teklifinin şirketin kaynaklarıyla orantılı olup olmadığını ve iflasa kıyasla alacaklılara daha fazla ödeme sağlayıp sağlamadığını inceler. Kanunun teminat istediği alacaklar için gereken güvenceler de sağlanmalıdır.
Projeyi kabul ettirmek için bir alacaklıya gizlice daha fazla ödeme sözü verilmesi çözüm değildir. Kanun, konkordato projesinin dışında fazladan ödeme vaatlerini hükümsüz sayar. Ortakların veya yöneticilerin tanıdığı kişilerin alacaklarını gerçeğe aykırı büyütmek de çoğunluk hesabını güvenli hâle getirmez; dosyanın dürüstlüğünü ve devamını tehlikeye sokar.
Ortağın kefaleti ve yöneticinin kişisel malvarlığı korunur mu?
Şirketin konkordatosu, kefil olmuş ortağa otomatik koruma sağlamaz. Kredi sözleşmesini şahsen kefil olarak imzalamışsanız, bankanın size başvurma imkânı şirketin dosyasından ayrı ele alınır. Şartları bulunuyorsa kişisel konkordato başvurusu mümkün olabilir; fakat şirketin ödeme teklifini aynen ortağın dosyasına koymak yeterli değildir. Ortağın kendi borçları, malvarlığı ve ödeme gücü değerlendirilir.
Öte yandan limited veya anonim şirkette sadece ortak olmak, şirketin sıradan ticari borçlarının tamamını kişisel borcunuz hâline getirmez. Kişisel kefalet, aval, yöneticinin kendi hukuka aykırı davranışından doğan sorumluluk veya kamu borçlarına ilişkin özel düzenlemeler farklı sebeplerdir. Bunlardan biri bulunmadan “Şirket başvurursa bütün borç patrona geçer” denilemez.
Bu ayrım, başvurunun gerçekten neyi koruyacağını görmenizi sağlar. Şirketin icra baskısı azalırken ortağın kişisel kefaletinden doğan takip devam edebiliyorsa, yalnızca şirketin kasasına bakarak bütün sorunun çözüldüğü düşünülemez.
Başvurmak yerine alacaklılarla anlaşabilir miyim?
Evet. Az sayıda alacaklıyla vade uzatımı, borcun bir bölümünün ödenmesi karşılığında kalanından vazgeçilmesi veya yeni teminat verilmesi üzerine anlaşılabilir. Ancak özel anlaşma, taraf olmayan alacaklıları bağlamaz. Bankayla yeni takvim yapılması, anlaşmaya katılmayan tedarikçinin takip hakkını ortadan kaldırmaz.
Konkordatonun farkı, kanuni şartlarla kabul ve tasdik edilen projenin kapsamındaki karşı çıkan alacaklıları da bağlayabilmesidir. Bu imkânın karşılığında mahkeme gözetimi, açıklanması gereken mali bilgiler, ilanlar, denetim ve yargılama maliyeti vardır. Başvuru gizli bir pazarlık olarak yürütülemez; mühlet kararları ilan edilir.
Alacaklılarla doğrudan anlaşma şirketin gerçek açığını kapatabiliyorsa, sırf daha uzun süre elde etmek için konkordato seçilmesi zorunlu değildir. Buna karşılık çok sayıda alacaklının ayrı ayrı takibi, ödeme gücü bulunan bir işletmenin faaliyetini parçalayacaksa, toplu çözüm ihtiyacı farklılaşır.
Başvuru uygun bulunmazsa neyi göze almış olurum?
Konkordato, sonucu olumsuz çıkarsa hiçbir şey olmamış gibi dönülen risksiz bir başvuru değildir. Koruma kalkabilir, takipler yeniden başlayabilir ve kanundaki şartlar gerçekleşmişse iflas kararı verilebilir. Özellikle mühlet içinde projenin başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, iflasa tabi şirket için ciddi sonuç doğurur.
Öte yandan her ret kararı başarısızlık veya iflas demek de değildir. Şirketin mali durumunun yeterince düzelmesi nedeniyle mühlet kaldırılıp talep reddedilebilir. Ret kararının nedeni ve dosyanın hangi aşamada olduğu belirleyicidir. Bu ayrımı konkordato reddi ve ödeme planının bozulması yazısında ayrıntılı ele alıyoruz.
Başvurunun sizin şirketiniz için uygun olup olmadığını anlamanın başlangıç noktası, bugünkü borcu saklamadan ortaya koymak ve yeni vadelerin neyi düzelteceğini gösterebilmektir. Şirketin ödeme gücüne dönüşünü sağlayan somut bir yol varsa, konkordato bu yolun işlemesine zaman tanıyabilir. Yolun kendisi henüz yoksa, yalnızca daha uzun süre istemek borçları ödeyecek kaynağı yaratmaz.
Mevzuat kontrol tarihi: 2 Ekim 2026.
Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?
Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.
- 7101 sayılı Kanun ile düzenlenen temel konkordato hükümleri ↗
7101 sayılı Kanun ile düzenlenen temel konkordato hükümleri · Kaynak kaydı: 2026-10-02
- 7155 sayılı Kanun ile konkordato hükümlerinde yapılan değişiklikler ↗
7155 sayılı Kanun ile konkordato hükümlerinde yapılan değişiklikler · Kaynak kaydı: 2026-10-02
- 6335 sayılı Kanun m.16 ile değişik TTK 376/3 ↗
6335 sayılı Kanun m.16 ile değişik TTK 376/3 · Kaynak kaydı: 2026-10-02
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ↗
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu · Kaynak kaydı: 2026-10-02
- 7327 sayılı Kanun ile İİK 295, 296, 297, 308 ve 308/c değişiklikleri ↗
7327 sayılı Kanun ile İİK 295, 296, 297, 308 ve 308/c değişiklikleri · Kaynak kaydı: 2026-10-02
Yayın onayı: Av. Mertcan Turan tarafından verilmiştir. Yayın onayı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.
İlgili okuma ve çalışma çerçevesi
- konkordato başvurusu için belgeler ve masraflar
- konkordato ne kadar sürer
- konkordato reddi ve ödeme planının bozulması
- Alacaklılar için konkordato rehberi
Görüşmenin kapsamı, zamanı ve ücret bilgisi ayrıca netleştirilir. Bu konu için görüşme taslağı hazırlayın
Sorumluluk reddi ve kullanım beyanı
Bu yayın genel bilgilendirme amaçlıdır; kişiye veya dosyaya özgü hukuki görüş, hukuki hizmet ya da sonuç garantisi değildir. Mevzuat ve uygulama değişebilir; somut olayın özellikleri ayrıca değerlendirilmelidir.
İçeriği okumak, video izlemek, belge oluşturmak veya aracı kullanmak avukatlık ilişkisi kurmaz. Süreli işlemler için bu siteden yanıt veya randevu onayı beklemeyin. Bu beyan emredici mevzuattan doğan ve hukuken sınırlandırılamayan yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.
Yayın ve kullanım ilkeleri ↗MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ
Av. Mertcan Turan
İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir
Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Mertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık Ofisi