Bu rehber kimler için?

Bu rehber genel bilgilendirme içindir; somut olay, işlem ve tebligat tarihleri ile güncel düzenleme birlikte değerlendirilmelidir. Kaynak araştırması yazarın sağladığı kayıtlara dayanır; sonuç veya kesin süre garantisi değildir.

Kaynak ve inceleme kaydına git ↓

Kısa cevap

Vergi borçları faizleriyle birlikte mi yapılandırılır? Önce hangi kanun, hangi borç ve hangi başvuru döneminden söz edildiği belirlenmelidir. 6183 sayılı Kanun m.48 kapsamındaki tecil, koşulları sağlanan borcu tecil faiziyle ödeme planına bağlar. Dönemsel bir yapılandırma kanununda ise faiz, gecikme zammı ve cezalara ilişkin indirim veya başka hesap ancak o kanunun kendi kapsam ve şartlarıyla anlaşılır; bütün yapılandırmalar için tek bir faiz sonucu söylenemez.

Vergi borcunu bir defada ödemek sizi veya işletmenizi çok zor duruma düşürecekse, şartları taşıyan borçlar için vergi dairesinden tecil ve taksitlendirme isteyebilirsiniz. Bunun için yeni bir vergi affı kanununun çıkmasını beklemek gerekmez. Ancak başvurunuzun kabulü otomatik değildir; borcun türü, mali durumunuz, ödeme öneriniz ve gerekiyorsa teminat değerlendirilir. Tecil, borcu silmek yerine faizle birlikte zamana yayar.

2026'da iki önemli değişiklik yapıldı: Genel tecilin kanuni üst sınırı 72 aya çıkarıldı; teminatsız tecil tutarı da 10 milyon TL oldu. Buna rağmen her vergi borcu 72 taksite bölünmez. KDV için uygulanan süreyle kurumlar vergisindeki imkân aynı olmayabilir. Ayrıca yaz aylarında duyurulan yüzde 29 faizli özel başvurunun süresi, genel tecil hakkından ayrı tutulmalıdır.

Tecil ile vergi yapılandırması arasındaki fark nedir?

Gündelik dilde bütün taksitlendirmelere “yapılandırma” deniliyor. Hukuken ise dönemsel bir yapılandırma kanununun sağladığı indirim ve ödeme şartları ile 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki tecil farklıdır. Yapılandırma kanunu hangi borçların ve dönemlerin kapsandığını, başvuru süresini, varsa ceza veya faiz avantajını özel olarak belirler. Tecilde temel amaç, ödeme güçlüğü içindeki borçlunun borcunu uygulanabilir bir takvimle ödemesidir.

Bu ayrım önemlidir; çünkü eski bir yapılandırma haberindeki “cezalar siliniyor” veya “faiz yerine başka hesap yapılıyor” ifadesi, bugün vereceğiniz olağan tecil dilekçesi için geçerli olmayabilir. Tecil talebinde, borcun aslı ve başvuruya kadar oluşan ferî kalemler ile tecil süresindeki faiz dikkate alınır. Sırf taksitlendirme istendiği için borç otomatik olarak indirilmez. 6183 sayılı Kanun m.48

Ödeme güçlüğünüz varken yeni bir af beklentisiyle hiçbir başvuru yapmadan beklemek, gecikme yükünü ve cebri tahsil riskini artırabilir. Gelecekte kanun çıkarılıp çıkarılmayacağına göre değil, bugün açık olan başvuruya ve ödeyebileceğiniz tutara göre karar verilmelidir.

Hangi vergi borçları taksitlendirilebilir?

GİB'in genel tecil açıklamasında gelir ve kurumlar vergisi, KDV ve motorlu taşıtlar vergisi gibi borçlar kapsamda gösterilmektedir. Fakat kapsamda bulunmak, hepsi için aynı vadenin uygulanacağı anlamına gelmez. KDV'nin genel tecilinde başvuru tarihinden itibaren azami altı ay; ilgili ek vergi ve ek motorlu taşıtlar vergisi bakımından azami on iki ay gibi özel süreler açıklanmıştır.

Geçici vergi, özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi ile bazı harç, fon, pay ve ihale/sözleşme damga vergileri genel uygulamada kapsam dışındadır. Belirli bir tarihe kadar geçerli özel bir tebliğ, kapsamı farklılaştırabilir; o geçici imkânın koşulları genel kurala dönüştürülemez. Örneğin 2026 yazındaki özel düzenlemede KDV ve BSMV için on iki taksit açıklanmış olması, bugün her yeni genel başvuruda aynı hakkın bulunduğunu göstermez. GİB kapsam ve süre açıklamaları

Borç dökümünde birden fazla vergi varsa bunları tek toplam altında değerlendirip aynı vade talep etmek yerine türlerini ayırın. Vergi dairesine olan borçlarla SGK prim borçlarının takibi de aynı kurumun tek başvurusuyla çözülmez. Muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin birlikte verilmesi, bütün borçların vergi dairesinden taksitlendirileceği anlamına gelmez.

BU KONU DOSYANIZLA BAĞLANTILIYSA

İlk görüşme için yalnız genel çerçeveyi paylaşın.

Konuyu, taraf sıfatınızı ve varsa süreli bir bildirimi belge göndermeden kısaca belirtebilirsiniz. İş kabulü, kapsam ve ücret; menfaat çatışması kontrolünden sonra ayrıca yazılı olarak belirlenir.

Bu konuyla görüşme taslağı hazırlayınWhatsApp'ta konu taslağını açınŞirketler için çalışma modelini inceleyin
İlk mesajda kimlik numarası, dosya belgesi, sağlık verisi veya üçüncü kişilere ait gereksiz bilgi göndermeyin. Bu temas tek başına avukatlık ilişkisi veya iş kabulü oluşturmaz.

Herkes 72 ay taksit alabilir mi?

Hayır. 4 Haziran 2026'da yürürlüğe giren 7582 sayılı Kanun, 48. maddedeki azami süreyi 36 aydan 72 aya çıkarmıştır. Kanuni üst sınır, her başvuruda verilmesi zorunlu süre değildir. İdare, uygulanan düzenlemedeki şartları ve borçlunun durumunu değerlendirir; daha kısa bir süre verebilir. Bazı alacaklar için yukarıda açıklanan özel süreler geçerlidir. 7582 sayılı Kanun'a ilişkin GİB açıklaması

Burada önemli şart “çok zor durum”dur. Vergiyi ödemenin veya haczedilmiş malın satılmasının borçluyu ciddi ödeme güçlüğüne düşüreceği ortaya konulmalıdır. Yalnızca daha uzun vadeyi tercih etmek ya da parayı başka yerde kullanmak istemek, aynı durum değildir. İşletmenin mevcut varlıkları, kısa vadeli borçları, tahsilatları ve ödeme kapasitesi bu nedenle incelenir.

Uzun vade her zaman daha iyi sonuç da vermez. Taksit küçülürken ödeme süresi ve faiz yükü uzayabilir. Başvuruda, gerçekçi biçimde ödenebilecek süre önerilmelidir. Aylık taksidin yanında işletmenin yeni vergileri, çalışan ücretleri ve üretim giderleri de devam edecektir. Eski borcu taksitlendirirken yeni borçların birikmeye başladığı bir plan, kısa süre sonra yeniden ödeme güçlüğü yaratır.

Örnek: Bir işletmenin 1,2 milyon TL tutarındaki uygun bir borcu için 24 taksit düşündüğünü varsayalım. Yalnız ana tutarı 24'e bölmek aylık 50.000 TL verir; bu rakam tecil faizi dâhil kesin taksit değildir. İşletmenin her ay 50.000 TL ayırabilmesi bile planı ödeyebileceğini tek başına göstermez. Faizli ödeme tutarı ve aynı aylarda doğacak yeni yükümlülükler birlikte karşılanabilmelidir. Verilecek taksit sayısı da idarenin kabulüne bağlıdır.

Teminat göstermek zorunda mıyım?

13 Haziran 2026 tarihli 11414 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 48. madde kapsamındaki teminatsız tecil tutarı 10 milyon TL olarak belirlenmiştir. Alacaklı her bir tahsil dairesi itibarıyla tecil edilecek borçların toplamı bu tutarı aşmıyorsa teminat aranmaz. Tutarı aşan borçlarda zorunlu teminat, aşan kısmın yarısıdır. Bu sınırın eski yazılarda 50.000, 250.000 veya 1 milyon TL olarak görünmesi, güncel başvuruda o tutarın geçerli olduğu anlamına gelmez. 11414 sayılı karara ilişkin resmî açıklama

Örnek: Aynı tahsil dairesindeki tecil edilecek borç 14 milyon TL ise, 10 milyon TL'yi aşan 4 milyon TL'nin yarısı olan 2 milyon TL tutarında teminat gerekir. Bu, borcun yalnızca 2 milyon TL'sini ödeyeceğiniz anlamına gelmez; teminat ödeme güvencesidir, borç toplamı ise ödeme planında kalır.

Kanunda kabul edilen teminat türleri arasında para, şartlarına uygun banka teminat mektubu veya sigorta şirketi kefalet senedi, devlet iç borçlanma senetleri ve haczedilmek suretiyle teminata alınabilen mallar vardır. Bir taşınmazın piyasa değerini söylemek tek başına yeterli değildir; kabul edilecek değer, üzerindeki yükler ve tahsil dairesince yapılacak işlem önemlidir.

Teminat aranmaması, talebin mutlaka kabul edileceği anlamına gelmez. Çok zor durum ve diğer tecil şartları yine incelenir. Aynı şekilde, daha önce konulmuş hacizlerin 10 milyon TL sınırı yükseldiği için kendiliğinden kalktığı sonucu da çıkarılamaz. Mevcut haczin kaldırılması ayrıca değerlendirilir.

Tecil faizi yüzde 29 mu, yüzde 39 mu?

10 Ekim 2026'da okunan GİB genel tecil açıklaması, 13 Kasım 2025'ten itibaren genel yıllık tecil faizini yüzde 39 gösteriyor. Seri B Sıra No:20 Tahsilat Genel Tebliği m.3–6 ise 5 Haziran 2026 itibarıyla vadesi gelmiş ve 16 Haziran 2026'daki yayımına kadar ödenmemiş kapsamdaki borçlar için 31 Ağustos 2026'ya kadar başvuru şartıyla yıllık yüzde 29 oranını ve Eylül 2026'da başlayan taksitleri düzenliyor. Bu oran her yeni genel tecil başvurusunun oranı değildir.

31 Ağustos 2026 sonrasında yeni başvuran herkes için yüzde 29 oranı süresiz bir hak değildir. Bununla birlikte aynı Tebliğ'in m.10'u, yayım tarihinde şartlarına uygun yürüyen mevcut tecillerin yayım sonrasındaki taksitlerine başvuru aramadan yüzde 29 uygulanmasını düzenler; m.11'de değerlendirme aşamasındaki talepler için ayrı geçiş kuralı vardır. Eski planı bulunan kişiyle bugün genel tecil isteyen kişinin işlem tarihi ve dayanağı bu nedenle ayrı incelenmelidir. Seri B Sıra No:20, m.10–11

Faiz hesabı da bütün borca bir defa yıllık oran eklemekten ibaret değildir. Her taksidin tutarı ve başvuru ile ödeme arasındaki gün sayısı önem taşır. Erken ödeme yapıldığında süre kısalır; son taksidin faizi ilk taksitten farklı olabilir. Bu yüzden toplam borca yüzde 39 ekleyip taksit sayısına bölmek, resmî ödeme planındaki tutarı her zaman vermez.

Başvuru daha sonraki bir tarihte yapılıyorsa güncel faiz oranı tekrar kontrol edilmelidir. Önceki tarihte hazırlanmış bir ödeme hesabı, yeni karar veya tebliğlerden etkilenebilir. Kesin ödeme yükümlülüğü, başvurunuza uygulanan oran ve onaylanan plan üzerinden anlaşılır.

Başvuruyu nasıl yaparım, hangi bilgiler gerekir?

GİB, genel tecil başvurusunun Dijital Vergi Dairesindeki ilgili tecil/taksitlendirme işlemleri üzerinden veya Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu ile bağlı olunan vergi dairesine doğrudan ya da posta yoluyla yapılabileceğini açıklamaktadır. Dilekçede hangi borçlar için, neden ve nasıl bir ödeme planı istendiği belli olmalıdır.

Mali durum bilgileri, ödeme güçlüğünün nedenini anlamaya yarar. Şirketin gelir tablosu, bilançosu, tahsil edilebilir alacakları, banka ve diğer borçları gibi kayıtlar bu çerçevede önem taşır. Sırf “Ekonomik koşullar nedeniyle ödeyemiyoruz” demekle, büyük müşterinin gecikmesi yüzünden kısa vadeli ödemelerin nasıl aksadığını göstermek aynı şey değildir. İstenen bilgilerin gerçeği yansıtması gerekir.

Başvuru öncesinde borç dökümünü kontrol etmek de gereksiz bir hazırlık değildir. Ödenmiş ama kayda yansımamış bir tutar, yanlış kişiye yöneltilmiş borç veya devam eden bir dava varsa bunun başvurudaki yeri açıklığa kavuşturulur. Tecil talebi vergiye itiraz davası yerine geçmez; ihbarname veya ödeme emrine ilişkin başvuru sürelerini kendiliğinden uzatmaz.

Talep formunun verilmesiyle işlem tamamlanmış sayılmaz. Kabul edilen borçlar, ilk taksit, ödeme günleri, faiz, teminat ve diğer şartlar yazılı sonuçtan öğrenilir. Talep ettiğiniz 48 ay yerine daha kısa süre verilmişse planı, başvuruda istediğiniz vadelere göre ödemeye devam edemezsiniz.

Başvurum incelenirken haciz durur mu?

Yalnızca tecil dilekçesi vermek, tahsil işlemlerinin durduğu veya banka hesabındaki haczin kalktığı anlamına gelmez. Kabul kararı, ödeme şartları ve mevcut hacizlerin durumu birlikte görülmelidir. Hacizli bir malın teminat işlevi sürüyorsa, tecil sonrasında da üzerindeki haczin devam etmesi mümkündür.

Hesabınız bloke olduğu için taksit bile ödeyemiyorsanız, başvuruda bu durumu ve gerekli çözümü açıkça belirtin. Hangi tutarın serbest bırakılmasını istediğiniz, hangi haciz veya teminatın korunabileceği somutlaştırılabilir. Vergi dairesinin kaldırma veya daraltma kararının bankaya iletilmesi gerekebilir. Bankanın tek başına tecil görüşmesine dayanarak haczi kaldırması beklenmemelidir.

Haczin hukuka aykırı olduğu düşünülüyorsa, tecil görüşmesi yapılması o işleme karşı dava süresini güvenle bekletmez. Hacze karşı itiraz ile borcu ödeyebilmek için vade istemek farklı amaçlara hizmet eder. Bu ayrım, vergi borcuna bağlı e-haciz rehberinde ayrıca açıklanmaktadır.

Bir taksiti kaçırırsam bütün plan bozulur mu?

Taksidin geç veya eksik ödenmesi, uygulanan tecilin şartlarına göre ihlal doğurabilir. Plan ihlal edildiğinde kalan borcun tamamının istenmesi ve tahsil işlemlerine devam edilmesi riski vardır. Teminatın değer kaybetmesi ve istenen tamamlama işleminin yapılmaması da sonuç doğurabilir. Kanundaki “muaccel olma”, borcun artık beklenmeden talep edilebilir hâle gelmesidir.

Bazı özel düzenlemelerde sınırlı gecikmeyi giderme hakkı bulunur. Örneğin 2026 yazındaki özel tebliğin taksit ihlaline ilişkin kuralları vardır. Ancak o düzenlemedeki tolerans, bütün genel tecil dosyalarına aynen uygulanamaz. Kendi kabul yazınızdaki ve o yazının dayandığı düzenlemedeki şartlar esas alınmalıdır.

GİB, ihlal edilen tecilin geçerli sayılmasının talep edilebildiğini; yetkili makamın durumu yeniden değerlendirerek karar verebileceğini açıklamaktadır. Bu bir otomatik kurtarma hakkı değildir. İlk aksama fark edildiğinde eksik ödemenin tutarı, nedeni ve nasıl giderileceğiyle başvurmak, hiçbir işlem yapmadan planın devam ettiğini varsaymaktan farklıdır.

Taksitlendirme talebim reddedilirse ne olur?

Ret kararı, borcu ve tahsil riskini ortadan kaldırmaz. Kanun, talebi reddedilen borçluya idarece 30 güne kadar ödeme süresi verilebilmesine ilişkin bir imkân düzenler; bu süre herkes için kendiliğinden başlamış 30 günlük ek hak gibi kabul edilmemelidir. Ret yazısında verilen süre ve şartlar okunmalıdır.

Ret gerekçesi yanlış mali veriye, kapsam hatasına veya hukuka aykırı başka bir nedene dayanıyorsa bu işleme karşı başvuru ve yargı denetimi imkânı bulunabilir. Ancak mahkemeye başvurmanız, istediğiniz taksit sayısının otomatik olarak kabul edileceği anlamına gelmez. Daha kısa ve gerçekçi bir plan, başka bir teminat veya borcun hatalı kısmının düzeltilmesi gibi seçenekler de duruma göre önem kazanabilir.

Vergi borcunda sürdürülebilir çözüm, yalnızca en yüksek taksit sayısını almak değildir. Kapsama giren borcu doğru belirlemek, güncel faiz ve teminat koşullarını bilmek ve yeni vergilerle birlikte ödenebilecek bir plan kurmaktır. 2026'daki yeni sınırlar önemli bir imkân sağlar; fakat borcun türüne ve başvuru tarihine ilişkin ayrımlar gözden kaçırılırsa gerçekte bulunmayan bir avantaja dayanılarak ödeme kararı alınabilir.

Bu metindeki tarihli tecil oranı, süre, teminat ve özel başvuru bilgileri için son kaynak kontrolü: 10 Ekim 2026. Yeni başvuru veya yayın tarihinde resmî metinler yeniden kontrol edilmelidir.

Merak edilen sorular

Tecil ile vergi yapılandırması arasındaki fark nedir?

Gündelik dilde bütün taksitlendirmelere “yapılandırma” deniliyor. Hukuken ise dönemsel bir yapılandırma kanununun sağladığı indirim ve ödeme şartları ile 6183 sayılı Kanun'un 48. maddesindeki tecil farklıdır. Yapılandırma kanunu hangi borçların ve dönemlerin kapsandığını, başvuru süresini, varsa ceza veya faiz avantajını özel olarak belirler. Tecilde temel amaç, ödeme güçlüğü içindeki borçlunun borcunu uygulanabilir bir takvimle ödemesidir.

Hangi vergi borçları taksitlendirilebilir?

GİB'in genel tecil açıklamasında gelir ve kurumlar vergisi, KDV ve motorlu taşıtlar vergisi gibi borçlar kapsamda gösterilmektedir. Fakat kapsamda bulunmak, hepsi için aynı vadenin uygulanacağı anlamına gelmez. KDV'nin genel tecilinde başvuru tarihinden itibaren azami altı ay; ilgili ek vergi ve ek motorlu taşıtlar vergisi bakımından azami on iki ay gibi özel süreler açıklanmıştır.

Herkes 72 ay taksit alabilir mi?

Hayır. 4 Haziran 2026'da yürürlüğe giren 7582 sayılı Kanun, 48. maddedeki azami süreyi 36 aydan 72 aya çıkarmıştır. Kanuni üst sınır, her başvuruda verilmesi zorunlu süre değildir. İdare, uygulanan düzenlemedeki şartları ve borçlunun durumunu değerlendirir; daha kısa bir süre verebilir. Bazı alacaklar için yukarıda açıklanan özel süreler geçerlidir. 7582 sayılı Kanun'a ilişkin GİB açıklaması

Teminat göstermek zorunda mıyım?

13 Haziran 2026 tarihli 11414 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla, 48. madde kapsamındaki teminatsız tecil tutarı 10 milyon TL olarak belirlenmiştir. Alacaklı her bir tahsil dairesi itibarıyla tecil edilecek borçların toplamı bu tutarı aşmıyorsa teminat aranmaz. Tutarı aşan borçlarda zorunlu teminat, aşan kısmın yarısıdır. Bu sınırın eski yazılarda 50.000, 250.000 veya 1 milyon TL olarak görünmesi, güncel başvuruda o tutarın geçerli olduğu anlamına gelmez. 11414 sayılı karara ilişkin resmî açıklama

Tecil faizi yüzde 29 mu, yüzde 39 mu?

Bu yazının kontrol tarihi olan 2 Ekim 2026'da GİB'in genel açıklamasında, 13 Kasım 2025'ten itibaren geçerli yıllık tecil faizi yüzde 39 olarak gösterilmektedir. Yüzde 29 ise Seri B Sıra No 20 Tahsilat Genel Tebliği'ndeki süreli uygulamaya aittir. Bu özel uygulama, belirlenen tarihlerde vadesi gelmiş ve ödenmemiş borçlar için 31 Ağustos 2026'ya kadar başvuru yapılmasını öngörmüştür; taksitler Eylül 2026'da başlamaktadır.

Başvuruyu nasıl yaparım, hangi bilgiler gerekir?

GİB, genel tecil başvurusunun Dijital Vergi Dairesindeki ilgili tecil/taksitlendirme işlemleri üzerinden veya Tecil ve Taksitlendirme Talep Formu ile bağlı olunan vergi dairesine doğrudan ya da posta yoluyla yapılabileceğini açıklamaktadır. Dilekçede hangi borçlar için, neden ve nasıl bir ödeme planı istendiği belli olmalıdır.

Başvurum incelenirken haciz durur mu?

Yalnızca tecil dilekçesi vermek, tahsil işlemlerinin durduğu veya banka hesabındaki haczin kalktığı anlamına gelmez. Kabul kararı, ödeme şartları ve mevcut hacizlerin durumu birlikte görülmelidir. Hacizli bir malın teminat işlevi sürüyorsa, tecil sonrasında da üzerindeki haczin devam etmesi mümkündür.

Bir taksiti kaçırırsam bütün plan bozulur mu?

Taksidin geç veya eksik ödenmesi, uygulanan tecilin şartlarına göre ihlal doğurabilir. Plan ihlal edildiğinde kalan borcun tamamının istenmesi ve tahsil işlemlerine devam edilmesi riski vardır. Teminatın değer kaybetmesi ve istenen tamamlama işleminin yapılmaması da sonuç doğurabilir. Kanundaki “muaccel olma”, borcun artık beklenmeden talep edilebilir hâle gelmesidir.

Taksitlendirme talebim reddedilirse ne olur?

Ret kararı, borcu ve tahsil riskini ortadan kaldırmaz. Kanun, talebi reddedilen borçluya idarece 30 güne kadar ödeme süresi verilebilmesine ilişkin bir imkân düzenler; bu süre herkes için kendiliğinden başlamış 30 günlük ek hak gibi kabul edilmemelidir. Ret yazısında verilen süre ve şartlar okunmalıdır.

Hangi bilgi, hangi kaynağa dayanıyor?

Kaynaklar, kapsam ve güncellik notları aşağıda gösterilir.

Yayın kaydı: Genel düzeltme yayını talimatı kapsamında yayımlanmıştır. Bu kayıt bağımsız insan hukuk incelemesi anlamına gelmez. Yayın kaydı ile kaynakların güncellik kontrolü farklıdır. Kaynak kayıtlarındaki tarih ve sınırlamaları inceleyin; işlem öncesinde yürürlükteki mevzuatı doğrulayın.

İlgili okuma ve çalışma çerçevesi

Görüşmenin kapsamı, zamanı ve ücret bilgisi ayrıca netleştirilir. Bu konu için görüşme taslağı hazırlayın

MESLEKİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİ

Av. Mertcan Turan

İzmir Barosu · Sicil 17004 · Bornova, İzmir

Bu bölüm yalnız kimlik ve iletişim bilgisi sunar. İçeriğin okunması avukatlık ilişkisi kurmaz; sonuç veya hizmet taahhüdü içermez.
Av. Mertcan TuranMertcan Turan Hukuk ve Danışmanlık OfisiBornova · İzmir